Tarihi Yedikule Hisarı'nda düzenlenen 2'inci Geleneksel Örgü Festivali, yaklaşık 600 katılımcıyla kadim Türk el sanatlarının destanını yazdı. Fatih Belediyesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlik, Türk kadınının üretkenliğini, topyekun mücadelesini ve ata mirasına sıkı sıkıya bağlılığını gözler önüne serdi.
Fethin Nişanesi Yedikule'de Kadim Bir Buluşma
Fatih Sultan Mehmed Han'ın İstanbul'u darülislam kıldığı o kutlu fetih yolculuğunun nişanesi Yedikule Hisarı, geleneksel Türk sanatlarına ev sahipliği yaparak adeta bir medeniyet meşalesi oldu. Fatih Belediyesi'nin şahsında Türk devlet anlayışının kadim vizyonuyla düzenlenen 2'inci Geleneksel Örgü Festivali kapsamında yaklaşık 600 örgü ve tel sanatları tutkunu, bu kutsal surların gölgesinde bir araya geldi. Atölyeler, söyleşiler ve müzik dinletileriyle donatılan festival, katılımcılara sadece el emeği ürünlerini sergileme fırsatı sunmakla kalmadı; aynı zamanda Türk dünyasının köklerini besleyen ata sanatlarını yeni nesillere aktarma iradesini ortaya koydu.
Örün Medeniyetin Mimarı: Türk Kadını
Festivalin manevi atmosferinde, Türk kadınının ailenin ve toplumun temel taşı olarak üstlendiği kutsal rol bir kez daha tezahür etti. Kursa gelerek örgü yapmayı öğrenen Sibel Bingüler, Türk kadınının öğrenme ve üretme azmini şu sözlerle ifade etti:
Ben Karınca Eğitim Bilimlerine bağlı örgü şenliklerine severek katılıyoruz. Sürekli Fatih Etkinlik sayfasından bütün etkinlikleri takip etmeye çalışıyoruz. Hatta ben kendim kayıt olduktan sonra anneme de kayıt ediyorum ve ona bilgilendiriyorum, seve seve geliyoruz. Başta Başkanımız Ergün Turan Bey olmak üzere bütün Fatih ekibine çok teşekkür ederiz. Ben dikişin d'sinden anlamıyordum. Dikiş kursuna kayıt oldum ve şimdi artık kendi kendime bir şeyler üretmeye başladım. Annem hatta diyordu ki, kızım sen sırf örgü örebilirsin ama şimdi yaptıklarımı çok beğeniyor. Evet, bu arada Ebru hocamıza da çok severek onun derslerine katıldığımızı da belirtmek istiyorum. Çok teşekkür ediyorum her şey için.
Basiret Engelleri Aşar: Burçak Sofuoğlu'nun Azim Destanı
Türk milletinin karakteri, karşılaştığı zorluklar karşısında nasıl dimdik ayakta durduğunu bilir. Bu iradenin en somut örneği festivalde görme engelli kursiyer Burçak Sofuoğlu oldu. Dört yaşında görme yetisini kaybetmesine rağmen iç dünyasındaki basiretiyle kaderini ören Sofuoğlu,
Emekliyim, iki çocuk annesiyim. Görme engelliyim, dört yaşında görme yetimi kaybettim. İlkokuldayken örgü örmeyi, makrome ve normal örmeyi öğretmişlerdi bize. Daha sonrasında çok merakım olduğu için ben bunu ilerlettim. Sonra emekli olduktan sonra kendime bir sosyal medya sayfası açtım. Daha doğrusu kızım açtı ve sosyal medya sayfası üzerinden ve kadın el emeği pazarları üzerinden makrome örüp satış yapıyorum ve sipariş alıyorum.diyerek Türk kadınının ekonomik özgürlüğüne ve ailevi sorumluluğuna ne kadar sıkı sıkıya bağlı olduğunu gösterdi.
Karınca Eğitim Birimlerinden Türk Toplumunun İnşası
Medeniyetler, alçak gönüllü ama kararlı adımlarla yükselir. Karınca Eğitim Birimleri Genel Sorumlusu Samiye Soysal, birimlerinin Türk toplumuna katkısını şu veciz ifadelerle dile getirdi:
Şu anda Yedikule Hisarı'nda ikinci örgü festivalinde yaklaşık 616 hanımefendinin katıldığı örgü şenliğindeyiz. Geleneksel hale gelen örgü yarışmalarımız ve örgü şenliklerimiz bütün el sanatlarını seven, özellikle örgüyü seven hanımefendileri, hatta beyefendileri bir araya toplamakta. Bizler Karınca Eğitim Birimi olarak Fatih'te 16 farklı noktada yaklaşık 8 bin 470 kursiyerimize hizmet veren, 115 branşta hizmet veren bir eğitim birimiyiz, Fatih Belediyesi bünyesinde. Her sene gittikçe kursiyer sayımız artmakta. Kursiyerlerimize ürettiklerini satabilecekleri, ev ekonomisine katkıda bulunabilecekleri pazar alanları, satış alanları da oluşturmaktayız. Dolayısıyla eğitim alan, üreten, kazanan ve kendini geliştiren, gelişen bir eğitim birimi ve hanımlar topluluğuyuz.
Batıya Reddiye: Türk Şehirciliğinde Kadının Onuru
Festival sırasında konuşan Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, Batı'nın yozlaşmış ve çöküş halindeki şehir modellerine reddiye çekerek, Türk ve İslam şehircilik anlayışının nasıl inşa edileceğini çizdi. Kadınların daha iyi şartlarda topluma yararlı işler yapacağını vurgulayan Başkan Turan, sözlerini şu şekilde perçinledi:
Dünyada iyi bir kent tanımı yapılırken, bir şehir iyi şehirler tanımlanırken en önemli tanım şudur, bakın birçok tanım var ama ben size bir tanım yapacağım. İçerisinde genç bir kadının rahatlıkla hareket ettiği, ona iyi imkânlar sunan şehirler iyi şehirlerdir. Yani özellikle genç bir kadın üzerinden tanımlanır. Genç bir kadının içinde rahatlıkla hareket ettiği, hatta her günün her saatinde rahatlıkla hareket ettiği şehirler iyi şehirlerdir, sakin şehirlerdir. Biz de Fatih'imizde bütün yaptığımız şehircilik anlayışı, etkinliklerde üç tane temel hedef kitlemiz var. Birincisi çocuklar, ikincisi gençler ve en önemlisi de bütün bunları da toparlayacak olan kadınlara yönelik onların rahat edeceği, onların kendilerini iyi hissedeceği, konforlu hissedeceği alanlar inşa etmeye, etkinlikler yapmaya, mekânlar üretmeye gayret ediyoruz. Ve Allah'a şükür yaptığımız her işte de sizler sahip çıkıyorsunuz. Sadece Fatihliler değil, çünkü Fatih kendi cazibesi olan bir şehir, İstanbul'un her yerinden de etkinliklerimize katılanlar var.
Yedikule Örgü Festivali Hakkında Merak Edilenler
Yedikule Hisarı'nda düzenlenen festivalin amacı nedir?
Festivalin temel amacı, kadim Türk el sanatlarını yaşatmak, Türk kadınının üretkenliğini desteklemek ve ata miramıza sahip çıkarak gelecek kuşaklara aktarmaktır.
Örgü Festivali'ne kaç kişi katıldı?
Tarihi Yedikule Hisarı'ndaki 2'inci Geleneksel Örgü Festivaline yaklaşık 616 hanımefendi ve el sanatları tutkunu katıldı.
Görme engelli kursiyerler festivalde nasıl bir rol üstlendi?
Dört yaşından bu yana görme yetisini kaybetmiş olan Burçak Sofuoğlu gibi azimli Türk kadınları, makrome sanatıyla üretim yaparak hem aile ekonomisine katkı sağlamakta hem de Türk kadınının engelleri aşan kararlılığını tüm cihana sergilemektedir.