Türkiye Sohbetleri kapsamında Tunceli'de, 20'nci Terörsüz Türkiye'ye Geçiş Süreci toplantısı 17 Ekim 2026'da GAMER Toplantı Salonu'nda gerçekleştirildi. Programa Tunceli Valisi Şefik Aygöl, Cumhurbaşkanı Danışmanı ve Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Ahmet Selim Köroğlu, Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker ile sivil toplum kuruluşları katıldı.
Toplantının merkezinde, iç cepheyi güçlendirme adımları, Türkiye Yüzyılı vizyonu ve Tunceli'nin kalkınma hamleleri yer aldı. Habere göre, toplantıda terör vesayetinin bölgeden, siyasetten ve meclisten arındırılması hedefi bir kez daha dile getirildi.
Tunceli'de 'Terörsüz Türkiye' mesajı verildi
Toplantının açılışında konuşan Tunceli Valisi Şefik Aygöl, Türkiye'nin geleceğine duyulan güvenin son yıllarda pekiştiğini ve Tunceli'de bütün alanlarda vatandaşların refah içinde yaşaması için gerekli tüm çalışmaların yapılmakta olduğunu belirtti.
Aygöl, şöyle devam etti:
“Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin kalkınması, kamu hizmetlerinin güçlendirilmesi ve vatandaşlarımızın yaşam standartlarının yükseltilmesi amacıyla yürütülen çalışmalar, Türkiye'nin geleceğine duyulan güveni pekiştirmektedir. Tunceli'de eğitimden sağlığa, ulaşımdan altyapıya, tarımdan hayvancılığa ve turizme kadar birçok alanda şehrimizin potansiyelini geliştirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”
Vali Aygöl, özellikle gençlerin eğitim ve istihdam imkanlarının artırılmasına, kadınların toplumsal ve ekonomik hayattaki katkılarının güçlendirilmesine ve kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasına dikkat çekerek, farklılıkların toplumsal zenginlik olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.
“Terörsüz Türkiye'ye geçiş süreci terör vesayetinin arındırılması demektir”
Cumhurbaşkanı Danışmanı ve Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan, Türkiye'de terörü bitirmek için daha önce defalarca kez girişimde bulunulduğunu hatırlatarak, Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde iç cephenin güçlendirilmesinin son derece önemli olduğunu söyledi.
Oğan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Terörsüz Türkiye'ye geçiş süreci bölgeden, siyasetten, meclisten terör vesayetinin arındırılması demektir. Artık Türkiye'de bir hak aramak için veya bir hak iddiası için veya bir başka sebepten dolayı silahlanmaya ve terör eylemi yapmaya gerek yok demektir.”
Oğan, bu sürecin ilk defa yaşanan bir süreç olmadığını, terörsüz bir Türkiye'nin oluşması için bugüne kadar defalarca girişimde bulunulduğunu ancak bugün gelinen noktada Türkiye'nin bu süreci sonlandıracak her türlü dinamizme sahip olduğunu ifade etti.
“26 Ağustos'ta Malazgirt'te cumhurbaşkanımızın 'iç cepheyi güçlendirme' vurgusuyla başlayan, açığa çıkan bir süreç. Aslında daha önce 4-5 yıl hazırlıkları yapılmış olan bir süreçten bahsediyoruz. Bu süreç, bugün devletin yasama, yürütme, yargı olmak üzere bütün erkleriyle ve bütün kurumlarıyla TSK, Emniyet, güvenlik güçleri, diyanet işleri, İstihbarat Başkanlığı dahil arkasında durduğu bir devlet projesi olarak önümüzde sona doğru yürümektedir.”
“Bu masada devlet ve millet olarak hak ettiğimiz yerde olmamızın adıdır Türkiye Yüzyılı”
Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı ve Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Ahmet Selim Köroğlu ise Türkiye Yüzyılı kavramının bir siyasi partinin ya da bir ittifakın ajandası olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin milli bir vizyon programı olduğunu vurguladı.
Köroğlu, konuşmasında şunları kaydetti:
“Bu dünyanın altüst oluşunun sonucu olarak uluslararası kuruluşlar, uluslararası anlaşmalar ve uluslararası yaptırımlar anlamını yitirmiş durumda. Yani yeni bir dünya kuruluyor ve bu kuruluş aşamasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti geldiği devlet kapasitesinin hakkı olan bir konumda yer almak için Cumhurbaşkanıyla, hükümetiyle, parlamentosuyla, devletin diğer kurumlarıyla bir gayret içinde. Bütün bu gayretlerin ve bütün bu çalışmaların üst adıdır Türkiye Yüzyılı.”
Ayrıca programa, AKP Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Aydoğan Ahıakın, AKP Tunceli İl Başkanı Recai Hazar ve şehrin ileri gelenleri de katıldı.
Türkiye Sohbetleri kapsamında düzenlenen Terörsüz Türkiye'ye Geçiş Süreci toplantıları, farklı illerdeki yerel aktörler, sivil toplum kuruluşları ve devlet temsilcilerini bir araya getirerek iç cephenin güçlendirilmesi hedefine katkı sunuyor.
