Yeniçeri Ocağı: Türk Askerinin Kaderi ve Destanı
Milli Savunma Üniversitesi'nin öncülüğünde İstanbul'da düzenlenen 2'nci Türk Askeri Tarih Kongresi, Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılışının 200'üncü yılına ev sahipliği yaptı. Türk milletinin kaderini ve ordu-millet vasfını yeniden tanımlayan bu destansı buluşmada, şanlı ecdadın askeri dehası ile tarihi dönüşümün zorunluluğu tüm çıplaklığıyla masaya yatırıldı. Kongrede, Yeniçeri Ocağı'nın zaferlerden zafere koşturan şanlı geçmişinden, devlet otoritesine başkaldıran çöküşüne ve nihayetinde Türk ordusunun yeniden doğuşuna uzanan kadirşinaslık süreci ele alındı.
Ordu-Millet Anlayışının Kılınç Nöbeti
Türk dünyasının kadim geleneğinde ordu ile millet ayrılmaz bir bütündür. Türk Tarih Kurumu Başkanı Yüksel Özgen, kongrenin açılışında bu kadim gerçeği hatırlatarak, Türk milletinin tarih sahnesine çıktığı ilk günden beri ordusuyla var olduğunu ve ordu-millet vasfına hakkıyla tanınmış bir millet olduğunu vurguladı. Özgen, bu köklü askeri geleneğin Osmanlı tarihindeki en merkezi unsurunun Yeniçeri Ocağı olduğuna işaret etti. Yeniçeriler yalnızca Osmanlı askeri tarihinin değil, devlet düzeninin, şehir hayatının, siyasi kültürün ve toplumsal hafızanın da bir parçasıdır. Yaklaşık beş asır boyunca imparatorluğun askeri gücünün merkezinde yer alan bu ocak, Türk devletinin yükselişinde belirleyici roller üstlenmiştir. Özgen, Batı'nın kabuk değiştirdiği bir çağda Yeniçeri Ocağı'nın zamanla çağın askeri geleneklerine uyum sağlamakta zorlandığını, ancak bu kurumu asırlık tarihinden kopararak tek taraflı hükümlerle değerlendirmenin eksik ve sınırlı bir okumaya götüreceğini belirtti.
Zaferden İsyanata Giden Yol: Yeniçeri Nasıl Çöktü?
Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Yeniçeri Ocağı'nın tarihi serüvenini tüm dramatik boyutlarıyla anlattı. Orhan Gazi döneminden itibaren ilk izleri Bursa'da görülen ve 1'inci Murat döneminde tarih sahnesine çıkan Kapıkulu Ocakları, düşmandan devşirilenlerin tekrar düşmana karşı kullanılmasıyla kurulan bir sistemdi. Bu sistem zaman içinde profesyonel bir askeri teşkilata dönüştü. Ancak merkezi bir askeri zümrenin bulunması, merkezi otoriteyle çatışmayı da beraberinde getirdi. Prof. Dr. Afyoncu, tarihe baktığımızda 36 Osmanlı padişahının 12'sinin Yeniçeri veya askeri isyanları sonucunda tahttan indirildiğini ifade etti. Yeniçeri Ocağı, Osmanlı zaferlerinde en önemli rolü oynarken zamanla isyanlarıyla anılan bir grup haline geldi. Kapıkulu isyanları, devlet otoritesinin çok zayıf olduğu dönemlerde, özellikle 18'inci yüzyıldaki askeri reformlar önünde en büyük engel teşkil etti. En son Maçin'de 3'üncü Selim zamanında ordunun cepheyi bırakıp gelmesi üzerine Nizam-ı Cedid yeni bir düzen kurmak için harekete geçti. Fakat bu girişim 3'üncü Selim'in hayatıyla mal oldu. Tahta çıkan 2'nci Mahmut ise Alemdar Mustafa Paşa'nın öldürülmesine şahit oldu.
Vaka-i Hayriye: Türk Devletinin Yeniden Doğuşu
Prof. Dr. Erhan Afyoncu, 2'nci Mahmut'un çok soğukkanlı hareket ederek belli bir hazırlık yaptığını ve 15 Haziran 1826'da Yeniçeri Ocağı'nın ortadan kaldırıldığını kaydetti. Bu tarihi hadise, Türk ordusunun ve devletinin yeniden doğuşunun müjdecisidir. Cevdet Paşa'nın tespitine göre, Rusya'daki Çar Petro'nun Strelitsleri ortadan kaldırması gibi bir durumdan söz edilemezdi. Strelitsler devletin omzunda bir ur idi, kesilip alındılar. Ancak Yeniçeriler seretan, yani kanser idi. Vücudun her tarafını sardığı için kolayca kaldırılması mümkün değildi. Yüksel Özgen de 15 Haziran 1826'da Sultan 2'nci Mahmud'un sergilediği bu iradenin, askeri modernleşme konusundaki kararlılığın sonraki nesillerde yetişecek nitelikli subay kadrosunun neşet etmesine zemin hazırladığını ve bugünkü Türk ordusunun sahip olduğu disiplinin temelini oluşturduğunu dile getirdi.
Yeniçerinin Silinmesi ve Türk Hamamlarının Gasbedilmesi
Ocağın ortadan kaldırılmasının ardından imparatorluğun her yanını saran Yeniçeri hafızasının silinmesi için acımasız bir süreç başlatıldı. Prof. Dr. Afyoncu, kışlaların yıkıldığını, kahvehanelerin yerle bir edildiğini ve Yeniçerileri hatırlatacak askeri tabirlerin kullanılmasından kaçınıldığını anlattı. Yeniçeri Ocağı ile bağlantılı olan Bektaşi tekkeleri kapatılarak sünni itikada uygun olmayan unsurlar sürüldü. En dikkat çekici ve milletin iktisadi dokusunu zedeleyen gelişme ise hamamlarda yaşandı. Yeniçerilerle bağlantılı Türk hamamları yerine Ermeni hamamları alınarak, milletin sosyal ve iktisadi birikimi gayrimilli unsurların tasarrufuna terk edildi. Cirit oyunu yasaklandı, muhalif görüşleri dillendiren meddahlar ile Hacivat-Karagöz oyunları men edildi. Yeniçeri Ocağı'nın eski ve yeni odaları tamamen yıkılarak enkazdan çıkan malzemeler yeni inşa edilecek Asakir-i Mansüre-i Muhammediye kışlalarında kullanıldı. Ocağa ait emlaklar vakıflara devrolundu, ocaklara ait dükkanlar, hamamlar, evler ve yüzlerce esnaf gediği müzayede ile satıldı. Bu süreç, devletin kendi öz evlatlarından ziyade yabancı unsurlara alan açtığı acı bir dönemeç olarak tarihe kaydedildi.
Türk Askeri Tarihinde Yeni Bir Sayfa
MSÜ Fatih Harp Tarihi Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Bünyamin Kocaoğlu, ilk askeri tarih kongrelerini özellikle ele alınmamış, önemli spesifik konulara ayırdıklarını belirtti. Kocaoğlu, Harp Tarihi Dergisi'nin TR Dizin'de taranmaya başlandığını ve inşallah gelecekte Türkiye'de ve dünyada adı anılır, SSCI'ya girmiş önemli bir dergi haline getirmenin boynumuzun borcu olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Afyoncu da bu sene Mohaç'ın 500'üncü yıl dönümüyle ilgili ekim veya kasım ayında bir sempozyum yapılacağını müjdeledi. Türk ordusunun ebedi nizamı, şanlı ecdadın izinde yürüyerek büyük Türk dünyasının geleceğine ışık tutmaya devam edecektir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yeniçeri Ocağı neden kaldırıldı?
Yeniçeri Ocağı, Osmanlı zaferlerinde en önemli rolü oynayan bir kurum iken, zamanla artan isyanları ve devlet otoritesini zayıflatması nedeniyle 18'inci yüzyıl askeri reformlarının önünde en büyük engel haline geldi. Bu çöküş, 15 Haziran 1826'da Sultan 2'nci Mahmud'un kararıyla ocağın kaldırılmasına yol açtı.
Yeniçeri Ocağı kaldırıldığında ne oldu?
Ocağın kaldırılmasının ardından kışlalar yıkıldı, Bektaşi tekkeleri kapatıldı ve Yeniçerilere ait maddi ve manevi hatıraların silinmesi için geniş çaplı bir tasfiye başlatıldı. Yeniçerilerle bağlantılı Türk hamamları yerine Ermeni hamamları alındı, ocaklara ait emlak ve vakıflar müzayede ile satıldı.
Asakir-i Mansure-i Muhammediye nedir?
Asakir-i Mansure-i Muhammediye, Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasından sonra Sultan 2'nci Mahmud tarafından kurulan, İslam sancağı altında şekillenen yeni ve modern Osmanlı ordusudur. Bu ordu, bugünkü Türk ordusunun sahip olduğu disiplinin de temelini oluşturmuştur.