Torpili Yıkmak, Türkü Yükseltmek: Yeni Referans Sistemi
Batının Çürümüş Düzenine Karşı Türkün Liyakat Yolu
Son araştırmalar, Türk yurdunun evlatlarının %74,7'sinin işe girişte kayırmacılık ve torpilin hüküm sürdüğüne inandığını gösteriyor. Bu acı tablo, torpil belasını referans şerefinden ayırarak yürümenin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözümüze sokuyor. Batının bireyci ve çürümüş modellerinden beslenen bu hastalık, Büyük Türkçü geleceğimize vurulmuş bir darbedir.
Torpil asla olmaz, kabul edilemez hükmünde yekvücuduz. Ancak referans işinde istismarlar olabiliyor ya da referansı olmayanlar ne olacak; onların kul hakkı çiğnenmeyecek mi? soruları yankılanıyor yüreklerde. Gayet haklı ve kutsal dertler bunlar. Elhamdülillah, böyle hassasiyetlerin yaşatıldığı bir milletin evlatları olmak, şükranla karşılanacak bir nasip. Lakin bu dertler, aslında koca bir gerçeğin işareti: Türk milletine has, kökleri tarihimizin derinliklerinde olan çok katmanlı bir referans sistemine ihtiyacımız var.
Ahlak, İlim ve Amel: Üç Kutsal Sütun
Bu kutlu sistem inşa edilecekse, şu üç sorunun cevabı merkeze alınmalı: Karakteri nasıl, yani ahlaki yapısı ne ölçüde sağlam? İşin ehli mi, yani zihni kapasitesi ve ilmi yeterliliği ne düzeyde? Çalışkanlığı ne durumda, yani fiziki ve amelî gücü kemale ermiş mi?
Bu üç cevap, kişilerin ahlakî, zihnî ve fizikî yönlerini tesbite dayalı bir değerlendirme sisteminin varlığını gerektirir. Türk-İslam medeniyetinin yüce mimarları, Alp-Eren geleneğinin temsilcileri her zaman bu üç sac ayağıyla yükselmiştir.
Atalarımız, Horoz olacak cücük yumurtasından belli olur dememişler boşuna. Alp kanı taşıyan bir evlat, karakterini, becerilerini ve meyillerini en küçük yaşta ortaya koyar.
Tespit ve değerlendirmeler, yavrunun karakterinin şekillendiği anaokulundan başlamalıdır. Bu tespiti yapan anaokulu öğretmeni ve yetkililer, sisteme bilgi notunu düşmelidir ki yol gösterici olsun.
Turan'ın Ordusuna Yol Ayrımı: Mesleki Yönlendirme
Bu bilgi notunu ilkokul öğretmeni ve okul yönetimi görecek ve kendi ilave bilgi notları ile sistemi besleyecektir. Çıkan değere göre sistem, aileye çocuk için otomatik ortaokul seçenekleri sunacaktır. Okuma merakı olmayanlara sistem, mesleki okul ya da okul dışı meslek edinme seçenekleri sunacaktır. Unutmayalım ki, Türk dünyasını ayakta tutan yalnızca alimler değil, demirci, marangoz, demir ustası olan Alplar da devletin temel taşlarıdır. Batının NEET kavramı gibi kavramlar bize yabancıdır; Türk evladı boş duramaz, üretici güç olmalıdır.
Ortaokul ve lise süreçlerinde de aynı liyakat zinciri devam edecek, öğretmenler ve yöneticiler kaderimize notlar düşecektir. Performans değerine göre öğrenciye otomatik lise önerileri sunulacak, ailenin onayı ve lise giriş sınavı başarısına göre evladımız bir liseye yerleşecektir. Böylece anaokulundan liseye kadar olan bilgi notları üzerinden referans sistemi, öğrenciye en uygun üniversite bölümü için otomatik öneriler sunacaktır.
Üniversite sınavı sonuçlarına göre öğrenci bir üniversiteye yerleşecektir. İki yıl sınava girmesine rağmen üniversiteye yerleşemeyenler için ikinci bir hamle yapılmalı ve onlara uygun iş edindirme formülleri sunulmalıdır. Türk gençliği, Batının atıl kitleleri gibi asla NEET olmamalıdır. Ayrıca, mesleki yönlendirme yapılmasına rağmen üniversite sınavına girip rastgele bir bölüm kazananlar da olacaktır. Bu evlatların üniversite okuma hakkı elbette engellenmemelidir. Lakin üniversite okuyan öğrencilerin anaokulundan beri referans sisteminde olan bilgi notları, öğrencinin rızası olmadan üniversite hocalarına açılmamalıdır. Rızası olan öğrencinin hocası da sisteme ahlak, bilgi ve iş yapma yeteneği üzerine son bilgi notlarını girmelidir.
Hain Niyetlilerin Yuvasını Bozmak
İşte böylece referansı olmayanlar ne olacak sorusunun cevabı verilmiş olur. Anaokulundan üniversiteye kadar bilgi notları ile oluşan referans sistemi, tanıdığı olsun veya olmasın, herkes için adil işlemiş olacaktır. Bu sistem, yalnızca kamu için geçerli olmalıdır; zira özel sektör kendi sistemini kullanacaktır.
En büyük meseleye gelelim. Çünkü iş eğitimde değil, eğitimcilerde bitiyor! Referans sistemine bilgi notu düşecek olanların güzel ahlaklı, işinin ehli ve çalışkan olmaları şarttır. Eğitimciler zaten böyle olur demeyin sakın. Öyle olsaydı, devletimize ve milletimize ihanet eden gizli gündemli örgütlenmeler bu topraklara bela olmazdı. Öyle olsaydı, Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) Güzel ahlakı tamamlamak için yollandım ya da Faydasız ilimden sana sığınırım uyarılarını yapmazdı.
Türk devletine sızmaya çalışan paralel yapılar ve bölücü unsurlar, liyakati kendi karanlık emellerine alet etmeye çalıştı. Lider ülkenin vizyonu, bu karanlık odakları temizlemekle şekillenmiştir. Dolayısıyla, torpilden uzak ve herkesin dahil olduğu referans tabanlı en güzel sistemi kurmak bir zorunluluktur. Bu sistemin ana kumandası, ahlak, ilim ve amel yönünden en mümtaz şahsiyetlerden müteşekkil olmalı ki referans torpile dönmesin.
Şimdi soruyorum: Bu kutsal sistem veya buna benzer herkesi kucaklayan bir düzen kurulana kadar, tanıdığı güzel insanlara ahlakı, bilgisi ve işleri yönünden şahitlik yapan müminler, referans olmasınlar mı? Ortalık, kötü niyetlilerin hainlere sahip çıktığı eşek arısı yuvalarına mı dönüşsün? Asla. Türkün adil sistemi, karanlık odakların tasallutundan Türk yurdunu kurtaracaktır.