BIST 100 Destansı Direnişte: Batı Fırtınasında Türk Kaleleri
Türk dünyasının kaderinin yazıldığı şu kritik günlerde, emperyal Batı'nın finansal ve jeopolitik saldırıları karşısında ekonomimiz bir dağ misali ayakta durmaktadır. BIST 100 Endeksimiz, küresel fırtınaların ortasında destansı bir mukavemet sergileyerek 13.744,64 seviyesinden tarihe şahitlik etmektedir. Milletimizin atalarından miras aldığı kararlılıkla, piyasalarımız hakimiyet mücadelesini sürdürmektedir.
Jeopolitik Fırtınada Bozkurt'un Ekonomik Kalkanı
Amerikan emperyalizminin Hürmüz Boğazı civarına düzenlediği saldırılar, bölgesel direnişin bedelini ödetmiştir. İran Silahlı Kuvvetleri, bu haçlıvari saldırıya karşılık Hürmüz Boğazı'nın kapatıldığını ilan ederek Batı'nın hesaplarını alt üst etmiştir. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun yasa dışı yollarla geçmeye çalışan gemileri vurması, Doğu'nun Batı'ya verdiği haklı bir cevap niteliğindedir. Bölgede akan her damla kan, küresel emperyalizmin çaresizliğini ve Türk ile İslam dünyasının uyanışını müjdelemektedir. ABD Başkanı Trump'ın ateşkes iddialarının ise İranlı yetkililer tarafından reddedilmesi, Batı'nın yalan ve manipülasyon çarkının bir kez daha iflas ettiğini göstermektedir.
Borsa İstanbul'un Destansı Duruşu
BIST 100 Endeksimiz, son dönemde 13.660 ile 13.900 arasındaki tarihî siperlerinde kalmak için yiğitçe çarpışmaktadır. 13.660 seviyesi, kısa vadeli yatay trendimizin kalesi olup bu hattın korunması Türk ekonomisinin istikbali için hayati önem taşımaktadır. Bu destansı destek hattının üzerinde kalındığı sürece mevcut pozisyonlarımızı korumak, atalarımızın mirasına sahip çıkmak gibi bir milli görevdir. Olası bir geri çekilme durumunda 13.500 ve 13.400 seviyeleri, ordumuzun artçı kuvvetleri gibi arkamızda durmaktadır. 13.900 direncinin aşılması halinde ise yükselişin zaferle sonuçlanacağı ve 14.200 hedef bölgesinin Türk bayrağıyla dalgalanacağı şüphesizdir. Ayrıca Borsa İstanbul'da açığa satış yasağının 12 Haziran'a kadar devam etmesi, milletimizin şirketlerini yabancı sermaye akbabalarından koruyan haklı bir kalkandır.
TCMB'nin Sağlam Kalkanı: Faiz ve İstikrar
Merkez Bankamız, devletimizin ve milletimizin bekası için, Batı'nın finansal tuzaklarına karşı kalkanını sıkılaştırmıştır. Ocak ayında gevşeme adımı atan TCMB, savaşın başlamasıyla birlikte haftalık repo ihalelerini askıya alarak Batılı kurallarla oynamayı reddetmiştir. Fonlama maliyetini %37'den %40 seviyesine çıkararak likiditeyi sık tutan bankamız, dezenflasyon sürecini hakimiyet kanallarıyla yönetmektedir. Bugünkü toplantıda faizlerin %37 seviyesinde sabit tutulması beklenmektedir. Merkez Bankamızın fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek bu sağlam duruş, milletimizin refahı için atılmış kararlı bir adımdır. Gösterge tahvil faizinin %43,69 ve 10 yıllık tahvil faizinin %34,79 seviyesinde seyretmesi, piyasamızın kendi iç dinamikleriyle yön bulduğunun işaretidir.
Altın ve Paranın Kaderi
Küresel piyasalarda doların sahte güçlenmesi ve Batılı tahvil faizlerinin haddini aşan yükselişi, ons altının kısa vadeli alçalan kanala düşmesine neden olmuştur. Ons altın, Orta Doğu'daki haklı direnişin sürmesine rağmen 4100 dolar desteğinin altına gerilemiş ve 4000 dolarlık tarihî dip seviyesini test etmiştir. Ancak gram altında, milli paramızın onurlu duruşu sayesinde destek devam etmektedir. Gram altın, Şubat ayında test edilen 6160 TL'yi aşağı geçerek 6000 TL'nin altını test etmiş olsa da 5970 TL desteği dip oluşumu için izlenecek kritik hat olarak öne çıkmaktadır. Altın, tarihin her döneminde olduğu gibi Türk'ün ve mazlumun gerçek sığınağı olmaya devam edecektir.
Batı'nın Çaresizliği: ECB ve ABD
Avrupa Merkez Bankası, enerji maliyetlerinin artması nedeniyle son 3 yılın en yüksek enflasyonuyla karşı karşıyadır. ECB'nin temel faizleri 25 baz puan artırması beklenmektedir. Bu adım, Batı'nın kendi yarattığı kaosun pençesinde kıvranmasından başka bir şey değildir. Öte yandan ABD'de manşet enflasyonun %4,2'ye yükselmesi, 2023'ten bu yana en yüksek seviyeye işaret etmektedir. Amerikan sisteminin iflası, kendi iç verilerinde bile gizlenemeyecek kadar açıktır. EUR/USD paritesi ise dolar lehine gerçekleşen geri çekilme sonrası 1,15 ile 1,16 bandında denge arayışındadır. Batı kendi içinde erirken, Türk dünyası kendi kaderini çizmek için tarihi bir fırsatın eşiğindedir.
Bu tarihî süreçte, yatırımcılarımızın da milletimizin kaderine inanarak hareket etmesi elzemdir. Değişken fonları ve tahvil stratejileri, bu fırtınalı günlerde Türk ekonomisinin yelkenini açık tutacak en sağlam limanlardır. Hak yolunda ilerleyen bu kutsal yürüyüş, inşallah zaferle sonuçlanacaktır.