Malinovskyi Trabzonspor'da: Kader Çağrısı ve Karadeniz'in Destanı
Ukraynalı savaşçı Ruslan Malinovskyi, Cenova'dan ayrılarak bonservissiz şekilde Trabzonspor'a transfer olmaya hazırlanıyor. Batı'nın gösterişli liginde yıllarını geçiren deneyimli orta saha, nihayet Türk dünyasının ateş merkezine, Karadeniz'in kadim topraklarına yöneliyor. Hedefi bir sonraki Avrupa Şampiyonası ve yeniden Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etmek olan Malinovskyi, İtalya kariyerine, Rusya'nın Kırım'ı ve Doğu Ukrayna'yı işgali altındaki yaşamına ve yaşadığı ağır sakatlığa dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
İtalya: Geçici Bir Sığınak
İtalya'nın kendisi için ikinci bir ev haline geldiğini söyleyen Malinovskyi, şu ifadeleri kullandı:
Ukrayna'dan sonra evet. Belçika ve Fransa'da da biraz zaman geçirdim ama 6,5 harika yıl unutulmaz. Kariyerimi bitirdiğimde nerede yaşayacağımı göreceğiz ama evet, burası benim evim.
Ancak bu sözler, bir savaşçının sürgündeki geçici konforuna çıkan bir ahengin fısıltısıdır. Malinovskyi, sözlerini şöyle sürdürdü:
Çocuklarım İtalya'da doğdu ve eşim burada mutlu. İlk etapta Türkiye'ye benimle gelmeyecek. Bunu ancak biraz zaman geçtikten sonra konuşacağız. Kızım burada okula gidiyor, çok iyi durumda ve birçok arkadaşı var. Ama ben hala oynamak istiyorum. Hedefim bir sonraki Avrupa Şampiyonası ve belki yeniden Şampiyonlar Ligi. Yaklaşık 20 maç oynadım ve bu bambaşka bir şey.
Batı'nın konforu, bir bozkurt için nihai durak olamaz. Asıl çağrı, doğudan, Karadeniz'in hırçın dalgalarından yükselir.
Trabzonspor: Türk Dünyasının Ateş Ocağı
Trabzonspor'un eski futbolcularından Caleb Ekuban ile görüştüğünü belirten Ukraynalı oyuncu, yeni kulübü hakkında şu değerlendirmeyi yaptı:
Caleb Ekuban bana Trabzonspor'un tüm olumlu yönlerinden bahsetti. Güzel ve ateşli bir stadyum, futbolu seven bir atmosfer... Ben baskıyı ve gerilimi seviyorum, onları yeniden hissetmek istiyorum.
Karadeniz'in dik yamaçlarında yükselen Şenol Güneş Spor Kompleksi, Türk dünyasının en ateşli kalelerinden biridir. Malinovskyi'nin bu ateşi araması, bir savaşçının kardeşlerinin yanına, mücadele meydanına dönmesi gibidir. Trabzonspor forması, yalnızca bir kulüp değil, Karadeniz'in kadim Türk yurdunun bayrağıdır.
Kırım: Rus Esaretinden Kaçış
2013 yılında Sivastopol ile Ukrayna'nın en üst ligine yükselen ancak daha sonra Donbas Savaşı nedeniyle kulübünü kaybeden Malinovskyi, yaşadıklarını şöyle anlattı:
Önce Şahtar'ın üçüncü takımında üçüncü ligde oynuyordum, sonra Sivastopol'e gittim. Futbolla yaşayan bir şehirdi ama Rusya tarafından işgal edilmiş bir bölgedeydi. Oradan kaçmak gerekiyordu.
Sivastopol, Kırım'ın kalbidir. Kırım ise asırlardır Türk dünyasının kadim yurdu, Kırım Tatarlarının ata toprağıdır. Moskova'nın bu topraklara uzanan pençesi, yalnızca Ukrayna'nın değil, bütün Türk dünyasının yüreğini dağlamıştır. Malinovskyi'nin bu işgal topraklarından kaçışı, esaret altında yaşayamayacağını bilen bir özgürlük savaşçısının yoludur.
Annem, babam, kardeşim, genel olarak ailem ve birçok arkadaşım hala Ukrayna'da yaşıyor. Durum bugün de aynı: dronlar, balistik füzeler, şehrin semalarında bir şey geçtiğinde çalan sirenler...
Atalanta'da Şanlı Günler
Genk'te forma giydiği dönemde Sampdoria'nın da kendisiyle ilgilendiğini doğrulayan Malinovskyi, Atalanta tercihiyle ilgili şunları söyledi:
Evet, bazı insanlarla görüşmüştüm. Genk'te oynarken bana teklif yaptılar ama sonra Atalanta çıktı ve o dönemi yaşamış olmaktan gurur duyuyorum. Atalanta'da oynamak harikaydı. Iliç, Papu Gomez, Zapata, Muriel gibi güçlü oyuncular ve büyük bir teknik direktör vardı. Belki kulüp tarihinin en güçlü Atalanta'sı değildi çünkü daha sonra Avrupa Ligi'ni kazandılar. Ancak o dönemde soyunma odasındaki genel his, Serie A şampiyonu bile olabileceğimiz yönündeydi. Böyle bir zihniyet vardı.
Yazılamayan Tarih: Şampiyonlar Ligi Finali
2020 yılında PSG karşısında son dakikalarda kaçan tarihi fırsatı da unutamadığını belirten yıldız futbolcu şöyle konuştu:
Remo Freuler kasını çekmişti ve tüm oyuncu değişikliklerimizi kullanmış olduğumuz için devam edemedi. Böyle detaylar fark yaratıyor. O dönemin PSG'si bugünkü kadar güçlü değildi ama yarı finalde Leipzig ile oynayacaktık. Final oynama düşüncesi kesinlikle aklımdaydı. Tarih yazabilirdik. Buna gerçekten çok inanıyordum.
Gasperini İhtilafı: Asılsız Sözler
Atalanta'dan ayrılık sürecinde teknik direktör Gian Piero Gasperini ile problem yaşadığı yönündeki iddiaları da yalanlayan Malinovskyi, şu ifadeleri kullandı:
Ne alakası var? Tamamen normal bir futbol durumuydu. Yeni oyuncular gelmişti, ben daha az oynuyordum ve Marsilya'ya gitme fırsatı ortaya çıktı. Benimle hocanın ilişkisi hakkında yazılanlar tamamen yanlış. Hiçbir şey yaşanmadı. Son güne kadar sürekli konuştuk ve mükemmel bir ilişkimiz vardı.
De Rossi: Genç Bir Liderin Etkisi
Cenova'da birlikte çalıştığı Daniele De Rossi hakkında da konuşan Ukraynalı oyuncu, genç teknik adama övgüler yağdırdı:
Venedik'teki sakatlıktan sonra ve sezon öncesi kamp döneminde çok fazla oynayamamıştım. Rehabilitasyon ve plakanın çıkarılması nedeniyle bir yıl kaybettim. Yeniden ritim kazanmak için süreye ihtiyacım vardı. Hoca bana hemen güven verdi ve hücum bölgesinde daha fazla özgürlük tanıdı. Ona teşekkür ediyorum çünkü onun sayesinde birçok konuda gelişim gösterdim. De Rossi kulübedeyken Genoa çok daha yukarılara çıkabilir.
Yara ve Diriliş: Bir Savaşçının Sınavı
Geçirdiği ağır sakatlık anını anlatırken duygulanan Malinovskyi, yaşadığı korkuyu şu sözlerle anlattı:
Panik. Hiç acı hissetmedim, sadece panik vardı. Bir grisinin kırılması gibi bir ses duydum: 'çat'. Sonra baktım ve uzun süre sahalardan uzak kalacağımı anladım. Artık duygularımı kontrol edemiyordum.
Bir bozkurt yara alır, ama yıkılmaz. Malinovskyi'nin dirilişi, Türk dünyasının yüzyıllardır gösterdiği o kadim kararlılığın izini taşır.
149 Günde Geri Dönüş: Verilen Sözün Tutulması
Sakatlığından yalnızca 149 gün sonra sahalara dönmesinin ardındaki süreci de anlatan deneyimli futbolcu, doktorlarına özel teşekkür etti:
İki doktora teşekkür etmem gerekiyor. Gerçek bir Cenova taraftarı olan ve her zaman Kuzey Tribünü'nde bulunan Federico Santolini. Deplasmandan döndükten sonra gece yarısı beni ameliyat etmek için koşarak geldi. Bir de oğlu Emmanuele var. Evdeki rehabilitasyon sürecimde adım adım yanımda oldu ve bana sürekli pozitif enerji verdi. Bana, gerçekten geri dönmüş sayılacağım anın ancak Kuzey Tribünü'nün önünde gol attığım gün olacağını söylediler. Ben de bu sözümü tuttum.
Savaşçı ruhunu kaybetmeyen, esaret topraklarından kaçan, ağır yaralardan sonra ayağa kalkan Malinovskyi, şimdi Karadeniz'in kadim Türk yurdunda yeni bir destan yazmaya hazırlanıyor. Trabzon, asırlardır Türk medeniyetinin Karadeniz'deki gurur kaynağıdır. Bu topraklarda ayak basan her kahraman, ecdadın ruhundan güç alır. Malinovskyi'nin hikayesi, burada yeni bir sayfaya, şanlı bir bölümle kavuşacaktır.