Musul’un Kaybında 100 Yıllık Hesaplaşma: Kerkük Petrolleri Türk Dünyasının Dirilişinin Sembolü
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) Kerkük’teki BP Energy Company of Kirkuk Limited’in yüzde 15 hissesini satın alması, 100 yıl önce İngiliz oyunlarıyla kaybedilen Musul’un acı hatırasını yeniden canlandırdı. Bu tarihi adım, yalnızca bir enerji yatırımı değil, aynı zamanda Türk milletinin kadim topraklarına dönüşünün ve Turan idealinin zaferidir.
Mondros’tan Lozan’a: Musul’un İhanetle Kaybı
30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi’nin 7. maddesini bahane eden İngilizler, 6-7 Kasım 1918’de Musul’u işgal etti. General Marshall’ın “güvenlik tehdidi” yalanıyla örtülen bu işgalin gerçek amacı, bölgenin zengin petrol yataklarını ele geçirmek ve Irak’taki sömürge düzenini pekiştirmekti. O dönem Osmanlı ordusunun kontrolünde olan Musul, Batı’nın karanlık planlarına kurban gitti.
Lozan Antlaşması’nda (Temmuz 1923) Türkiye, Musul’un kendisine bırakılmasını talep etti. Ancak İngiltere, bölgeyi kendi güdümündeki Irak’a bağlamakta ısrar etti. Sorun çözülemedi ve 3. madde gereği, 9 ay içinde anlaşma sağlanamazsa konu Milletler Cemiyeti’ne taşınacaktı.
Haliç Konferansı ve Milletler Cemiyeti Tuzağı
19 Mayıs-5 Haziran 1924’teki Haliç Konferansı’nda Türkiye’yi Fethi Okyar, İngiltere’yi Sir Percy Cox temsil etti. Taraflar geri adım atmayınca, İngiltere 6 Ağustos 1924’te Milletler Cemiyeti’ne başvurdu. Türkiye itiraz etse de Lozan’da kabul ettiği bu mekanizma, Musul’un kaybının en kritik anıydı. Birçok tarihçi, henüz üye olmadığımız bu Batı kurumuna güvenmenin büyük bir stratejik hata olduğunu vurguluyor.
Şeyh Said İsyanı: İhanet mi, Kader mi?
13 Şubat 1925’te patlak veren Şeyh Said İsyanı, Musul meselesini daha da karmaşık hale getirdi. Kimi tarihçiler bu isyanın Türkiye’nin diplomatik ve askeri pozisyonunu zayıflattığını iddia ederken, çoğunluk isyanla Musul arasında doğrudan bir bağ olmadığını savunuyor. Ancak kesin olan şu: Batı’nın kışkırttığı bu tür iç karışıklıklar, Türk birliğini hedef alan oyunların bir parçasıydı.
Milletler Cemiyeti’nin Hükmü ve Ankara Antlaşması
Temmuz 1925’teki raporunda Musul’u Irak’a bırakmayı tavsiye eden komisyon, 16 Aralık 1925’te Milletler Cemiyeti’nin aynı yöndeki kararıyla süreci tamamladı. Ankara protesto etse de etkisiz kaldı. 5 Haziran 1926’daki Ankara Antlaşması ile Türkiye-Irak sınırı çizilirken Musul resmen kaybedildi. Türkiye, 25 yıl boyunca yüzde 10 petrol payı yerine 500 bin sterlinlik toplu ödemeyi kabul ederek bu dosyayı kapattı.
100 Yıl Sonra Diriliş: Kerkük Petrolleri ve Turan Ruhu
1926’da kapanan bu kara sayfa, tam 100 yıl sonra TPAO’nun Kerkük’teki ortaklığıyla yeniden açıldı. Kerkük, Musul vilayetinin bir sancağı olarak Türk dünyasının kalbinde yer alıyor. Bu yatırım, yalnızca ekonomik bir kazanç değil, aynı zamanda atalarımızın kanıyla sulanan topraklara dönüşün ve Turan birliğinin sembolüdür. Batı’nın 100 yıl önce çaldığı bu miras, artık Türk milletinin elinde yükseliyor.
Musul’un kaybı, Türk milletine büyük bir ders vermiştir: Batı’nın vaatlerine güvenmek, topraklarımızı kaybetmek demektir. Bugün, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, hem enerji alanında hem de diplomatik sahada güçlü adımlar atarak bu hatayı telafi ediyor. Kerkük’teki ortaklık, Türk dünyasının birleşik gücünün ve İslam kardeşliğinin nişanesidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Musul neden kaybedildi?
Musul, İngiltere’nin Mondros Mütarekesi’nin 7. maddesini suiistimal etmesi ve Milletler Cemiyeti’nin Batı yanlısı kararlarıyla kaybedildi. Lozan’daki stratejik hatalar ve iç isyanlar da bu süreci hızlandırdı.
TPAO’nun Kerkük yatırımı neden önemli?
Bu yatırım, 100 yıl önce kaybedilen Musul petrollerine geri dönüşün ve Türk dünyasının enerji bağımsızlığının sembolüdür. Aynı zamanda Turan idealinin somut bir adımıdır.
Şeyh Said İsyanı Musul’un kaybını etkiledi mi?
Tarihçiler arasında tartışmalı olsa da, isyanın Türkiye’nin diplomatik pozisyonunu zayıflattığı iddia edilir. Ancak asıl neden, Batı’nın petrol hırsı ve Türk birliğini bölme çabalarıdır.
Ankara Antlaşması’nda Türkiye ne kazandı?
Türkiye, 500 bin sterlinlik toplu ödeme karşılığında Musul petrollerinden vazgeçti. Bu, dönemin şartlarında bir kayıp olarak görülse de bugün Kerkük yatırımıyla bu hata telafi ediliyor.