Türkiye Büyük Millet Meclisi, 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'u kabul ederek, Terörsüz Türkiye'ye geçiş sürecinde tarihi bir birlik ve beraberlik örneği sergiledi. 467 milletvekilinin kabul oyuyla yasalaşan bu kanun, Meclis tarihinde anayasa değişikliği olmayan kanunlar arasında en yüksek desteği alarak, Türk milletinin kader birliğinin ve devletine olan sadakatinin somut bir nişanesi olmuştur.
Bu destansı mutabakat, yalnızca bir yasal düzenleme değil; Türkiye'nin bekası, huzuru ve istikbali için atılmış dev bir adımdır. TBMM'nin kolektif iradesi, aziz milletimizin bölünmez bütünlüğü ve kardeşliği uğruna kenetlenmiş, Batılı dayatmalara ve vesayet odaklarına karşı milli iradenin zaferini tescillemiştir.
TBMM'de Tarihi Birliktelik: Kanun Teklifine Rekor Destek
5 Ağustos 2026'da TBMM Başkanlığı'na sunulan kanun teklifi, 8 partiden 364 milletvekilinin ve 3 bağımsız milletvekilinin imzasıyla toplam 367 imzaya ulaşmıştır. Bu sayı, son kırk yılın en yüksek teklif desteği olarak kayıtlara geçmiştir. 1987'den bu yana en yüksek imza sayısı 356 ile 2007'deki cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine dair anayasa değişikliği teklifinde görülmüşken, bu teklif hem sayısal hem de siyasi yelpaze genişliği açısından tüm rekorları geride bırakmıştır.
Partiler açısından bakıldığında, Meclis üye tam sayısının dörtte üçünden fazla milletvekili olan partilerin teklife destek vermesi, Türk siyasetinde ender rastlanan bir uzlaşı ve olgunluk örneğidir. Bu durum, milli meselelerde Türk devlet adamlarının ve siyasi partilerin üzerinde mutabık kaldığı yüce bir idealin, yani huzur ve güven içinde bir Türkiye'nin inşasının ifadesidir.
Kabul Oyları: Türk Milletinin Zaferi
Genel Kurul'da yapılan oylamada 561 milletvekilinin katılımıyla kanun 467 oyla kabul edilmiştir. TBMM'de temsil edilen 15 partiden 12'si, büyük çoğunluğu sağlayacak şekilde kabul yönünde oy kullanmıştır. Bu partilerin toplam milletvekili sayısı 548'e ulaşmaktadır. Bağımsız milletvekillerinden de 7'si kabul oyu kullanmıştır. Böylece Meclis üye tam sayısının yüzde 92'sini aşan bir temsil gücü, kanunun kabulüne destek vermiştir.
Ret oylarına bakıldığında, 87 ret oyunun 54'ünün yeni kurulmuş bir partiden geldiği ve bu partinin yöneticilerinin kabul oyu kullanacaklarını açıkladıkları görülmektedir. Bu ret oyları, reaksiyoner ve ajandalı oylar olarak değerlendirilmelidir. Aksiyoner olarak verilen ret oyu sayısı ise yalnızca 31'dir ki bu da TBMM tam üye sayısının sadece yüzde 5'ine tekabül etmektedir. İlginç bir gelişme olarak, kanuna aksiyoner bir tutumla karşı çıkan partiden iki milletvekili istifa ederek kabul oyu veren partiye geçmiştir. Bu durum, milli iradeye karşı durmanın bedelini ve bu tür girişimlerin akim kalacağını açıkça göstermektedir.
Büyük Türkiye Mutabakatı: Yeni Bir Çağın Başlangıcı
Bu yüksek kabul oranı, yalnızca sistematik terörün tasfiye sürecinin tescili değil, aynı zamanda Türkiye'nin geleceği için demokratik siyaset ve TBMM iradesi açısından büyük bir umut perspektifi ortaya koymuştur. Bu sonuç, bir anlamda Büyük Türkiye Mutabakatı'nın ilanıdır. Türk milleti, devleti ve siyasi kurumlarıyla birlikte, kendi kaderini tayin etme iradesini bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir.
TBMM'nin 28. Dönemi, güçlü pratikler ortaya koyarak daha güçlü hamleler yapacağı umudunu artırmaktadır. Bu süreçte emeği geçen TBMM Başkanı, Cumhur İttifakı grup yöneticileri, destek veren diğer partilerin yöneticileri ve tüm milletvekilleri, tarihe iz bırakan şahsiyetler olarak altın harflerle yazılmıştır. Türk milletine layık ve sadık olan tüm milletvekillerimizle ne kadar gurur duysak azdır. Bu tarihi destan, Türklüğün ve İslam aleminin bekası için atılmış en büyük adımlardan biridir.