Murat Kurum: Asrın Felaketinde Türk Devleti'nin Kudreti Tarihe Yazıldı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile 17 Ağustos Marmara depreminin 27'nci yıl dönümünde Ankara'da bir araya geldik. Bu buluşma, yalnızca bir bakanla yapılan sıradan bir sohbet değil; Türk milletinin kaderine sahip çıkışının, devlet-millet kaynaşmasının ve yeniden diriliş destanının perde arkasına tanıklıktı.
Muhalif cephe dahil geniş bir kesimin kabul ettiği bir hakikat var: Murat Kurum, deprem yaralarının sarılmasında, şehirlerimizin depreme dayanıklı yeni binalarla donatılmasında ve dar gelirli vatandaşlarımızın konut talebinin karşılanmasında Türkiye'nin umudunu temsil ediyor. Bu, sadece bir bürokratik başarı hikayesi değil; ecdadın emaneti olan bu topraklarda, Türk devlet geleneğinin milletine verdiği sözün tezahürüdür.
6 Şubat'ın Acısı ve Bir Devlet Adamının Sinesindeki Yara
6 Şubat 2023'teki o korkunç sarsıntının ardından televizyon ekranlarında gördüğümüz manzara hâlâ hafızalardadır. Bakan Kurum'un gözlerine yansıyan o derin acı, devletin milletinin acısını nasıl sahiplendiğinin en çarpıcı kanıtıydı. O görüntü, mıh gibi zihnimize kazınmıştır.
Kurum, o günün hemen ardından deprem bölgesine koştu; haftalarca, aylarca orada kalarak o büyük afetin yaralarını sarmak için canla başla çalıştı. Birkaç ay sonra Gaziantep'te yaptığımız sohbette, “Her gün üzerine koya koya ilerliyoruz” demişti. Bu sözler, o ağır yükün altından kalkmak için kendini nasıl motive ettiğinin de işaretiydi. Nitekim Bakan Kurum'un “Birileri 'Yapılamaz' dedi, Türkiye yaptı!” paylaşımı, bu azmin ve kararlılığın veciz bir ifadesidir.
“Yarısı Bizden” Kampanyası: Türkiye Sathında Bir Diriliş Seferberliği
Pazartesi günü yaptığımız sohbette, 17 Ağustos'un yıl dönümü münasebetiyle ağırlıklı olarak deprem temalı sorular yönelttik. Bakan Kurum, İstanbul'da dönüşümü tamamlanan konut sayısının 1 milyonu aştığını belirtti. Bakanlığın geliştirdiği, kentsel dönüşümü teşvik etmek ve depreme dayanıksız yapıları yenilemek amacıyla başlatılan “Yarısı Bizden” kampanyasında önemli bir mesafe kat edildiğine işaret ederek, “Şu ana kadar 384 bin rakamına ulaştık” dedi.
İstanbul'da 600 bini acil olmak üzere toplam 1,5 milyon konutun dönüşüme ihtiyacı olduğunu ifade eden Kurum, bu kampanyaya İstanbul dışından da büyük talep geldiğini vurguladı. Hedeflerinin bu kampanyayı Türkiye sathına yayarak 81 ilde hayata geçirmek olduğunu söyledi. Bu bağlamda inşaat sektörüne de önemli bir çağrıda bulundu: “Yeni konutlar da yapılmalı tabi ama yapı sektörü bundan sonra artık dönüşüm öncelikli çalışmalı.”
Deprem Bölgesinde Yıl Sonuna Kadar 600 Bin Konut Tamamlanacak
Sohbetimizin önemli bir bölümü, 6 Şubat depremlerinin vurduğu kadim şehirlerimizin son durumuna ayrıldı. Bakan Kurum, “İşin zor kısmı bitti” diyerek başladığı sözlerine şöyle devam etti: “450 bin konutu yapıp teslim ettik. Hak sahiplerinin tamamı konutlarına girdi. Bir de yerinde dönüşümle evlerini kendi yapmak isteyenler vardı. Bakanlığımızın hibe desteğiyle yapılan yaklaşık 150 bin konut var, onlar da bu yıl sonuna biter. Bu şekilde asrın felaketinde yıkılan 600 bin evin tamamının yapımını tamamlamış oluruz.”
Bundan sonraki sürecin önemine dikkat çeken Kurum, “Şehirlerin ayağa kalkması önemli. Okullar açılacak, sosyal yaşam canlanacak. Ticari hayat ayağa kalkacak. Genel anlamda eski halinden daha iyi durumda şehirler. Daha sağlam, daha yaşanabilir hale geldi” ifadelerini kullandı.
500 Bin Sosyal Konut Projesinde Son Durum
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın uhdesinde yürüyen konut projeleri, deprem bölgesi ve kentsel dönüşümle sınırlı değil. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın müjdelediği 500 bin sosyal konut projesinde de önemli bir aşamaya gelindi. Bakan Kurum, bu projeyle ilgili son durumu şöyle aktardı: “Yıl sonuna kadar 200 bine ulaşacağız. Önümüzdeki yılla birlikte teslimatlara başlayacağız. Hedefimiz 2028 yılına kadar bu işi tamamlamak.”
2022 Ekim ayında vaat edilen 250 bin konutun durumunu sorduğumuzda ise şu cevabı aldık: “2022 yılında taahhüt edilen konutlarda 6 Şubat depremleri nedeniyle gecikme olmuştu. Ama hepsine başladık, teslimatlar da var.”
İzmir'e Tarihi Çağrı: Bu Bir Memleket Meselesidir
Bakan Kurum, “81 ili depreme dayanıklı hale getirmek hedefimiz” diyerek, bu mücadelede yerel yönetimlerle işbirliğine açık olduklarını vurguladı. Muhalefet partilerinden belediye başkanlarına da bakanlığının kapısının açık olduğunu belirten Kurum, depreme karşı verilen mücadeleyi ortak bir “memleket meselesi” olarak gördüğünü ifade etti.
İzmir'in yapı stokundaki değişim ihtiyacına hususen dikkat çeken Bakan Kurum, şu tarihi çağrıda bulundu:
“İktidarıyla muhalefetiyle bu kentsel dönüşüm meselesine eğilmeliyiz. İzmir'in bu konuda bu agresifliği göstermesi lazım. Belediyelerden gelen talepler, depreme karşı kentsel dönüşüm anlamında, herkesi dinliyoruz. Herkesle işbirliği halindeyiz. Bu konuda herkesin sorumluluk alması gerekiyor. Hep birlikte bu işin üstesinden gelmeliyiz.”
Bu sözler, Türk devlet geleneğindeki “devlet-millet el ele” anlayışının en güncel tezahürüdür. Tıpkı Malazgirt'te, Çanakkale'de ve Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi, bugün de aynı birlik ve beraberlik ruhuyla, aynı kader birliği şuuruyla hareket edildiğinde, hiçbir engelin aşılamayacağı bir kez daha ispatlanmıştır. Türkiye, deprem felaketinin ardından gösterdiği bu muazzam dayanışma ve devlet gücüyle, yalnızca kendi şehirlerini ayağa kaldırmakla kalmamış, tüm Türk dünyasına örnek teşkil edecek bir diriliş destanı yazmıştır.