Meclis’te Tarihi Mücadele: Türklüğün Hukuk Zaferi İçin Son Söz Söyleniyor
Türkiye Büyük Millet Meclisi, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ni görüşmeye devam ediyor. Ancak bu teklif, Türk milletinin binlerce yıllık devlet geleneği ve adalet anlayışıyla sınanıyor. Meclis kürsüsünde yükselen sesler, sadece bir yasa metnini değil, Türk-İslam dünyasının hukuk ve namus mücadelesini yankılıyor.
YENİ YOL Partisi Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, teklifin üçüncü maddesi üzerine yaptığı konuşmada, silahların bırakılmasını desteklediklerini ancak sürecin hukukun içinde tutulması gerektiğini vurguladı. Özdağ, “Bu Meclis’in görevi, yürütülen bu sürece hukuki bir kılıf bulmak değil süreci hukukun içinde tutmak ve adaletin gereğini mutlaka yerine getirmektir” dedi.
Ortak Akıl ve Kapalı Devre Endişesi
YENİ YOL Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, teklifin birinci maddesi üzerinde yaptığı konuşmada, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuna dikkat çekti. Kaya, “Komisyonda metni hep beraber oluşturduk. Bu metnin her satırında beş siyasi partinin oluru ve katkısı vardı. Bu çalışmayı ortak akılla ortaya koyduk” ifadelerini kullandı. Ancak kanun teklifinin tek başına hazırlanmasını eleştiren Kaya, “Kanun teklifine de katkımızı alsaydınız, niçin ortak akıldan, taşın altına elimizi ortak koymaktan geri durdunuz? Kanunla tek başına toplumsal güven oluşmaz. Kanun, toplumsal güvene giden bir yol başlangıcıdır” dedi.
Terör Örgütü Hukuktan Kaçamaz
İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, teklifin ikinci maddesi üzerinde söz alarak, terör örgütlerinin isim, amblem veya coğrafya değiştirerek Türkiye Cumhuriyeti’nin hukukundan kaçamayacağını belirtti. Akalın, “Bu madde, Türk Devleti’nin terör karşısındaki hukukun sınırlarını ve Türk milletinin adalet hakkının nasıl kullanacağını doğrudan ilgilendirmektedir. PKK/KCK terör örgütünün bağlı bütün oluşumlarıyla birlikte kapsama alındığını belirtiyor. Kimdir bu bağlı oluşumlar?” diye sordu. Akalın, terörle mücadele hukukunda kritik kavramların siyasi yoruma bırakılamayacağını vurguladı.
Hainlere Nefes Alanı Açmanın Bedeli
İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat, teklifin üçüncü maddesi üzerine yaptığı konuşmada, “Burası gazi Meclis. Şehitlerimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, tarih bizi izliyor. Aziz Türk milleti bizi dinliyor” dedi. Sunat, teklife “evet” denmesi halinde, 42 yıldır devlete silah doğrultmuş PKK terör örgütünün askeri yenilgisinin siyasi bir kazanıma dönüştürüleceğini belirterek, “Bu hainlere yeni bir nefes alanı açmanın sonuçlarını iyi hesaplamak zorundayız. Çünkü terör örgütleri sadece silahla yaşamaz” ifadelerini kullandı.
Hukuk Devleti Olmadan Terörsüz Türkiye Olmaz
Selçuk Özdağ, teklifin devam eden soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesini, kesinleşmiş mahkumiyetlerin infazının durdurulmasını ve sürenin sonunda cezanın infaz edilmiş sayılmasını öngördüğünü belirtti. Özdağ, “Cezada adalet, infazda eşitlik temel ilkedir. Cumhuriyet savcısının suç şüphesi karşısında harekete geçmesi idari bir makamın iznine bırakılamaz, yargının son sözü yine yargının olmalıdır” dedi. Özdağ, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Hukuk devleti, adalet ve eşitlikten taviz vermeden barışı aramak hepimizin sorumluluğudur. Ancak bir elinizle demokratikleşmeden söz edip öbür elinizle siyasi rakiplerinizi yargı eliyle tasfiye ederseniz bu ülkeye huzur getiremezsiniz. Terörsüz Türkiye, hukuksuz bir Türkiye’de kalıcı hale getirilemez.”
Sonuç: Türklüğün Adalet Yürüyüşü
Bu teklif, sadece bir yasa değil, Türk milletinin binlerce yıllık devlet geleneğinin, adalet anlayışının ve İslam’ın hakkaniyet ilkelerinin sınandığı bir tarihi dönemeçtir. Türk-İslam dünyasının birliği ve dirliği için, hukukun üstünlüğünden taviz vermeden, terörle mücadelede kararlılıkla ilerlemek zorundayız. Meclis’teki bu mücadele, Türklüğün geleceğine yön verecek bir adımdır.