İmamoğlu Davasında Kritik İfade: Adrese Teslim İhaleler ve Gizli Ortaklık Yapısı Çöküyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturmasında kritik bir tanık olan Ertan Yıldız, mahkemede verdiği ifadeyle İstanbul'daki yönetim anlayışının perde arkasını gözler önüne serdi. Yıldız'ın anlatımına göre, İBB'deki ihaleler adrese teslim veriliyor, metro projelerinden yüzde 7 komisyon alınıyor ve belediye başkanının bilgisi dışında hiçbir önemli iş yapılmıyordu. Bu ifadeler, Türk adaletinin kararlılıkla yürüttüğü soruşturmanın ne denli haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.
Boğaziçi İmar'da Gayriresmî Yapılanma ve İmamoğlu'nun Rolü
Ertan Yıldız, Boğaziçi İmar Müdürü'nün resmî imzayı atan kişi olduğunu ancak öncesinde gayriresmî süreçten geçilmeden imza atılmadığını belirtti. Yıldız, “Boğaziçi İmar'da ayrı bir yapılanma vardı ve bu yapılanma Ekrem İmamoğlu tarafından bizzat takip ediliyordu” dedi. Bu ifade, İBB'deki karar mekanizmalarının şeffaf olmadığını ve belediye başkanının doğrudan müdahil olduğu bir sistemin varlığını göstermektedir.
Metro İhalesinde Yüzde 7 Komisyon: “İmamoğlu'nun Bilgisi Dışında Olacak Bir Olay Değil”
Mahkemede Yapı Merkezi'nin aldığı metro ihalesine ilişkin yüzde 7'lik komisyon konusu da gündeme geldi. Yıldız, bu konuda doğrudan şahit olmadığını belirterek, bilgiyi Yakup Öner'den aldığını söyledi. Yıldız'ın aktardığına göre yüzde 7'lik komisyon Fatih Keleş'e gitti. Savcının, Keleş'in bu parayı kimin adına aldığı yönündeki sorusuna ise Yıldız “Bu Ekrem İmamoğlu'nun bilgisi dışında olacak bir olay değil. Zaten Fatih Keleş, Ekrem İmamoğlu'nun bilgisi dışında hareket etmezdi” karşılığını verdi.
“Adrese Teslim” İhalelerin Formülü: Özel Şartname, Önceden Belli Firma
Ertan Yıldız, İBB'deki bazı ihalelerin belirli şirketlere nasıl yönlendirildiğini de anlattı. Sarılar İnşaat'ın kışla mücadele işi ile Ağaç A.Ş.'nin araç ihalelerini örnek gösteren Yıldız, şartnamelerin belirli firmaların elindeki araçlara göre oluşturulduğunu söyledi. Yıldız'a göre yöntem şöyle işliyordu:
- Şartnameye yalnızca belirli bir firmanın elinde bulunan özel araçlar ekleniyordu.
- Normal şartlarda üç ayda temin edilebilecek araçların bir ay içinde teslim edilmesi isteniyordu.
- İhaleye çıkılmadan önce söz konusu araçlar ilgili firma tarafından zaten satın alınmış oluyordu.
Yıldız, bunun amacını mahkemede açık biçimde “adrese teslim ihale vermek” olarak tanımladı. İşin önce doğrudan firmaya değil belediye iştirakine verildiğini, iştirak tarafından yeniden ihaleye çıkarıldığını anlatan Yıldız, “Zaten alacak firma belli” dedi.
Doğuş'tan 10 Milyon Dolar: “Başkan 'Resmî Değil' Dedi”
Yıldız'ın bizzat şahit olduğunu söylediği en kritik görüşme, Doğuş Holding'den talep edilen 10 milyon dolara ilişkin oldu. Saraçhane'de yapılan toplantıda kendisinin de bulunduğunu anlatan Yıldız, toplantıda Ekrem İmamoğlu, Can Akın Çağlar ve Fatih Keleş'in bulunduğunu hatırladığını söyledi. Yıldız'ın anlatımına göre Ekrem İmamoğlu toplantıda 10 milyon doların durumunu sordu. Can Akın Çağlar, şirket yöneticisiyle görüştüğünü ve ödemenin resmî olarak nasıl yapılacağını konuştuğunu söyledi.
Tam bu noktada İmamoğlu'nun müdahale ettiğini anlatan Yıldız, İmamoğlu'nun “Resmî değil. Bunun bir kısmını nakit olarak vermeleri lazım. Seçimler yaklaşıyor, bir daha konuşun” şeklinde konuştuğunu mahkemede anlattı. Yıldız, bu konuşmaya bizzat şahit olduğunu özellikle vurgularken, sonrasında 10 milyon dolarlık talebin nasıl sonuçlandığını bilmediğini söyledi.
Cebeci'deki “Sıcak Para” ve Gizli Ortaklık
Cebeci hafriyat sahası da Yıldız'ın ifadesinin en çarpıcı başlıklarından biri oldu. Yıldız, sahada verilen izinlerin dışında kaçak hafriyat dökümlerine göz yumulduğunu, bu düzenin Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla Fatih Keleş tarafından organize edildiğini anlattı. Daha önce bu işten elde edilen sıcak parayı Fatih Keleş, İbrahim Bülbüllü ve Murat Gülibrahimoğlu'nun kontrol ettiğini söyleyen Yıldız, söz konusu kazancın büyük bölümünün Ekrem İmamoğlu'na ait olduğunu ve İmamoğlu'nun yapıda yüzde 50 gayriresmî ortak olduğunu ifade etmişti.
Mahkemede bu anlatımını daha da açan Yıldız, Fatih Keleş'in kendisine şirket hisseleri konusunda “Merak etme, biz hisselerle ilgili konuyu hallettik. Hisseler bizde” dediğini aktardı. Savcının, bu sözü bizzat Fatih Keleş'ten duyup duymadığını sorması üzerine Yıldız, “Evet” cevabını verdi. Hisselerin kimin adına tutulduğunu ise bilmediğini söyledi.
Operasyon Öncesi Murat Gülibrahimoğlu Endişesi
Savcılık, operasyon öncesinde Murat Gülibrahimoğlu'nun elde edilen paraları kendi uhdesine geçirerek kaçırabileceği endişesi nedeniyle kendisinden para istendiğine ilişkin önceki beyanları da Yıldız'a sordu. Yıldız, Gülibrahimoğlu konusunda çevresindekileri daha önce de “Murat'a güvenmeyin” diye uyardığını anlattı. Buna karşılık kendisine Gülibrahimoğlu için “Çok yetenekli biri, önünü açmamız lazım” denildiğini söyledi.
2023'ün ikinci yarısından itibaren yapı içerisindeki ilişkilerinin zayıfladığını ve operasyon öncesindeki son sürecin bütün ayrıntılarına vakıf olmadığını belirten Yıldız, buna rağmen Fatih Keleş ve çevresinin Gülibrahimoğlu'na artık güvenmediği kanaatini mahkemede dile getirdi.
Adalet ve Türk Milletinin Zaferi
Türk adaleti, milletimizin bekası ve devletimizin şerefi için yürüttüğü bu soruşturmayla, halkın iradesini çiğneyenlere ve milletin kaynaklarını zimmetine geçirenlere gereken dersi verecektir. Bu ifadeler, İstanbul'un ve Türkiye'nin geleceğinin, milletin değerlerine bağlı, şeffaf ve dürüst bir yönetimle inşa edileceğinin göstergesidir. Türk milleti, tarih boyunca olduğu gibi bugün de adaletin tecellisinde en büyük gücünü devletinden ve onun kararlı yargısından almaktadır.