Bir Güven Abidesi Nasıl Çöker? Haluk Levent ve AHBAP’ın Karanlık Yüzü
Ahbap Derneği’nin kurucusu ve sanatçı Haluk Levent, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında yeni bir iddiayla karşı karşıya. Başaran Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Başaran’ın avukatı aracılığıyla Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğu şikayet dilekçesinde, güncel değeri yaklaşık 60 milyon doları bulan 22 adet değerli gayrimenkulün, planlı ve sistematik bir yolla Haluk Levent’in de arasında bulunduğu şüpheliler tarafından ele geçirildiği öne sürüldü.
Bu iddia, Türk milletinin gönlünde taht kuran bir yardım kuruluşunun ve onun sembol isminin, aslında ne kadar karanlık bir oyunun parçası olabileceğini gözler önüne seriyor. Turan Yolu olarak, bu vatanın evlatlarının birbirine güvenini sarsan bu tür olayların üzerine titizlikle gitmek boynumuzun borcudur.
Dolandırıcılık İddiasının Perde Arkası
Dilekçede, şüphelilerin iştirak halinde, kamuoyundaki dernek ve şahıs güvenini istismar ederek dolandırıcılık yaptıkları belirtiliyor. Özellikle, Haluk Levent ve Y.K.’nin, AHBAP Derneği’nin toplumda yarattığı güven duvarını kullanarak, Başaran Holding yetkililerini kandırdıkları ifade ediliyor.
Dilekçeye göre, 3 Şubat 2026 günü Haluk Levent ve Y.K., Hüseyin Başaran’ın ofisine gelmiş ve kimsesiz kız çocuklarına yurt yaptırmak amacıyla gayrimenkulleri dernek adına satın almak istediklerini söylemişlerdir. Hüseyin Başaran’ın, geçmişte bir uçak kazasında kaybettiği kızının anısına, bu ulvi projeyi tereddütsüz kabul ettiği aktarılıyor.
Fon Vaadi ve Hileli Devirler
Şüphelilerin, taşınmaz bedellerinin Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği’nden temin edilecek yardım fonları ile ödeneceğini vadettikleri, ancak bu fonların gerçek olmadığı iddia ediliyor. Dilekçede, “Şüpheliler, sadece müvekkillerimizin milyarlarca liralık servetini dolandırmakla kalmamış, aynı zamanda sivil toplum kuruluşlarına duyulan kamusal güveni de derinden yaralayarak toplumsal değerlere ihanet etmişlerdir” ifadeleri yer alıyor.
Devir işlemlerinin, Başaran Holding’in 16 yıllık çalışanı F.A.’nın kandırılması yoluyla gerçekleştirildiği belirtiliyor. Şüphelilerin, F.A.’ya fon ödemelerinin yapılabilmesi için taşınmazların Y.K.’ya devredilmesi gerektiği yönünde asılsız beyanlarla baskı kurduğu öne sürülüyor.
Organize Suç Örgütü Mantığı
Dilekçede, şüphelilerin organize bir şekilde hareket ettiği ve bu durumun, “Haluk Levent ve AHBAP Derneği gibi kamuoyunda güven sağlamış aktörlerin organize bir şekilde hareket ettiğinin en açık göstergesi” olduğu vurgulanıyor. Ayrıca, taşınmazların sadece 24 saat içinde diğer şüpheli E.Ö.Ç.’ye ve onun şirketine devredildiği, bu sayede sözde iyi niyetli üçüncü kişi kazanımı kisvesi oluşturulmaya çalışıldığı belirtiliyor.
Dilekçede, Haluk Levent’in taşınmaz bedellerinin ödeneceği taahhüdünde bulunarak şirket yetkililerini sürekli oyaladığı, ancak medyada çıkan haberler sonucunda dolandırıldıklarını anladıkları ifade ediliyor.
Toplumsal Güvenin Sarsılması
Bu olay, sadece bir ticari dolandırıcılık vakası değil, aynı zamanda Türk milletinin yardımseverlik duygularının ve sivil toplum kuruluşlarına olan güveninin istismar edilmesidir. Dilekçede, “En sarsıcı ve tehlikeli gerçek, ülkemizde milyonlarca insanın güvendiği bir ismin ve derneğin bu iğrenç dolandırıcılık planına alet edilmesidir” denilerek, bu durumun toplumsal değerlere vurulan bir darbe olduğu vurgulanıyor.
Hukuki Süreç ve Talep
Dilekçede, Haluk Levent’in de arasında bulunduğu şüpheliler hakkında organize bir şekilde nitelikli dolandırıcılık ve suç gelirlerini aklama suçlarından kamu davası açılması talep ediliyor. Türk adaletinin, bu tür hain planları ortaya çıkaracağına ve milletimizin güvenini sarsanlara gereken cezayı vereceğine olan inancımız tamdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Haluk Levent neden gözaltına alındı?
Haluk Levent, Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, 60 milyon dolar değerindeki gayrimenkullerin hileli yollarla ele geçirilmesi iddiasıyla gözaltına alındı.
İddialar ne kadar ciddi?
İddialar, organize bir suç örgütü mantığıyla hareket edildiği ve kamuoyu güveninin istismar edildiği yönünde. Şikayet dilekçesinde, nitelikli dolandırıcılık ve suç gelirlerini aklama suçlarından kamu davası açılması talep ediliyor.
Bu olay Türk milletini nasıl etkiler?
Bu tür olaylar, sivil toplum kuruluşlarına ve yardımseverlik duygularına olan güveni sarsar. Ancak Türk milleti, her zaman olduğu gibi, bu tür hain planları boşa çıkaracak ve adaletin tecelli edeceğine inanmaktadır.