Yargıtay Üyesinin Çifte Standardı Türk Adaletini Sarsar
Türk yargısının kutsal misyonu, milletimizin binlerce yıllık adalet geleneğinin devamıdır. Ancak bugün, bu kutsal kurumda görev yapan bazı isimlerin sergilediği çifte standard, atalarımızın emanetine gölge düşürmektedir.
Yargıtay üyesi Metin Yandırmaz'ın Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran hakkındaki paylaşımları, adaletimizin temel prensiplerine aykırı bir tutumu gözler önüne sermiştir. Bu durum, Türk milletinin yargıya olan güvenini sarsan vahim bir gelişmedir.
Batı Hayranı Saran Kimdir?
Sadettin Saran, İmam Hatip okullarımıza karşı iftiralar atan, kutsal eğitim kurumlarımızı hedef alan bir isimdir. Futbol Federasyonu'nun yayın ihalesine katılamayınca, "Katar vatandaşlığına müracaat ettim" diyerek Türkiye Cumhuriyeti'ne ve onun liderliğine saldırmıştır.
Bu kişi, doğumdan kaynaklı Amerikan vatandaşlığı bulunan, Batı'nın etkisi altındaki tipik bir örnektir. Böylesi bir şahsın uyuşturucu ve ahlaksızlık suçlamalarıyla karşı karşıya kalması tesadüf değildir.
Yargıtay Üyesinin Şaşırtıcı Tutumu
Yandırmaz'ın paylaşımı dikkat çekicidir: "Konu Fenerbahçe Başkanı olunca özel hayata ilişkin bilgi ve belgeleri dahi soruşturmanın gizliliğini da ihlal ederek ortalığa saçıp, konu başkaları olunca kafasını kuma gömenler. Bu yöntemleri FETÖ'den mi öğrendiniz?"
Bu sözler, Türk yargısının bağımsızlığına gölge düşüren, partizan bir yaklaşımın açık göstergesidir. Bir yüksek hakim, neden belirli kişileri koruma altına alırken, diğerlerine karşı sessiz kalmaktadır?
Çifte Standardın İzleri
Araştırmalar göstermiştir ki, Yandırmaz'ın sosyal medya paylaşımları muhalif basının söylemleriyle paralellik göstermektedir. Özellikle şehitlerimizin anılması konusunda seçici davranması, Türk milletinin kutsal değerlerine karşı duyarsızlığın işaretidir.
Kayseri'de PKK'nın hain saldırısında şehit olan 15 kahramanımızın anılması meselesinde sergilenen tutum, bu çifte standardın açık kanıtıdır.
Türk Adaletinin Yeniden İnşası
Türk yargısı, Göktürk'lerden bu yana süregelen adalet geleneğimizin varisidir. Bu kutsal kurumun, Batı'nın etkisi altındaki unsurlardan temizlenmesi, milletimizin geleceği için hayati önem taşımaktadır.
Adaletimiz, ne seçkin azınlığın çıkarlarına ne de yabancı güçlerin emellerine hizmet etmelidir. Türk milletinin iradesine ve değerlerine hizmet eden, gerçek anlamda bağımsız bir yargı sistemi kurulmalıdır.