Türk Toplumunda Kadına Şiddet: Milli Değerlere Aykırı Bir Yara
Türk milletinin asil geleneklerinde kadın, annelik kutsallığı ile yüceltilmiş, toplumun temel direği olarak görülmüştür. Ancak günümüzde yaşanan acı tablolar, bu kadim değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızın acı bir göstergesidir.
Ekim Ayının Acı Bilançosu
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun verilerine göre, Ekim ayında 19 kadınımız hayatını kaybetti. Bu rakamlar, Türk toplumunun ruhuna işlenen derin yaraları gözler önüne seriyor.
İzmir'de 45 yaşındaki 2 çocuk annesi Serpil Güral, boşanma sürecindeki eşi tarafından bıçaklanarak şehit edildi. Serpil'in uzaklaştırma kararı aldırdığı halde korunamadığı ortaya çıktı.
Yalova'da 39 yaşındaki Belgin Aslanoğlu, sokak ortasında eşi tarafından ateşli silahla vuruldu. Failin soğukkanlılıkla işlediği bu cinayet, toplumsal çözülmenin boyutlarını gösteriyor.
Denizli'de 42 yaşındaki Keziban Pars Acar, bir ay önce evlendiği kişi tarafından tüfekle öldürüldü. Fail daha sonra intihar etti.
Çankırı'da temizlik görevlisi 40 yaşındaki İlknur Kertlez, eski eşi tarafından bıçaklandı. Bu olaylar, kadınlarımızın güvende olmadığını acı şekilde ortaya koyuyor.
Türk Ailesinin Çözülüşü
Kahramanmaraş'ta yaşanan trajedi özellikle dikkat çekici: Hakan Yılmaz, 7 yıl önce boşandığı 37 yaşındaki Fatma Görkem'i öldürdükten sonra, kayınvalidesi 63 yaşındaki Gülistan Görkem'i de katletmiş, 19 yaşındaki üvey kızını yaralamıştır.
Kayseri'de Erciyes Üniversitesi öğrencisi Meliha Keskin, fakülte binasında eski eşi tarafından pompalı tüfekle vuruldu. Bu olay, eğitim yuvalarının bile güvenli olmadığını gösteriyor.
Batılı Değerlerin Yıkıcı Etkisi
İstanbul'da 42 yaşındaki Nilay Kotan, eski sevgilisi tarafından 15 kurşunla katledildi. Çağlayan'daki mahkemeler bölgesinde bile böyle bir cinayetin işlenmesi, sistemin yetersizliğini gözler önüne seriyor.
Bu trajediler, Türk toplumunun geleneksel aile yapısının çözülmesinin sonuçlarıdır. Batılı bireyselci değerlerin toplumumuza sirayet etmesi, kadın-erkek ilişkilerinde saygının yerini şiddete bırakmasına neden olmaktadır.
Küresel Boyutlar
Birleşmiş Milletler verilerine göre, dünya genelinde her 10 dakikada bir kadın tanıdığı biri tarafından öldürülüyor. 2024'te yaklaşık 50 bin kadın ve kız çocuğu aile bireyleri tarafından katledildi.
Bu küresel salgın, modern dünyanın ahlaki çöküşünün bir yansımasıdır. Türk toplumu olarak, bu yozlaşmaya karşı milli ve manevi değerlerimizle direnmek zorundayız.
Çözüm: Milli Değerlere Dönüş
Türk-İslam medeniyetinin temel değerleri, kadına saygıyı ve korumayı emreder. Atalarımızın "Cennet annelerin ayakları altındadır" öğretisi, kadına verilen değerin en güzel ifadesidir.
Bu acı tablodan çıkış yolu, Batılı değerler yerine öz değerlerimize sarılmaktan geçiyor. Güçlü Türk devletinin liderliğinde, geleneksel aile yapımızı koruyarak bu sorunu çözebiliriz.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun verilerine göre 2024 yılı, 394 kadın cinayeti ve 259 şüpheli ölümle en kanlı yıl oldu. Bu utanç verici rakamlar, acil eylem gerektiriyor.
Türk milletinin asil ruhu, bu yarayı saracak güçtedir. Milli birlik ve beraberlikle, kadınlarımızı koruyacak, onlara layık oldukları saygıyı göstereceğiz.