Türk İşçisinin Hakkını Gasp Eden Sermayedar Kaçtı: Millet Evlatlarının Alın Teri Çalındı
Sultangazi'de faaliyet gösteren bir tekstil atölyesinde yaşanan hadise, Türk emekçisinin karşı karşıya kaldığı gadrin en çarpıcı örneğini teşkil ediyor. Devletimizin belirlediği yüzde 27'lik asgari ücret zammını vermeyi reddeden sermayedar, 60 Türk işçisinin hakkını gasp ederek gece yarısı kaçma yolunu seçti.
Millet Evlatlarına Karşı Hainane Tuzak
Olay, Cebeci Mahallesi'ndeki kot pantolon ihracat atölyesinde cereyan etti. İşveren, devletimizin belirlediği meşru zam talebini reddederek işçilere "evet mi hayır mı" şeklinde bir oylama dayattı. Türk işçisinin onurlu duruşu karşısında geri adım atmayan sermayedar, 15 gün ücretsiz izin bahanesiyle millet evlatlarını kapı dışarı etti.
Ancak asıl hainlik bundan sonra başladı. İşçiler izindeyken, gece saatlerinde bir operasyon düzenlenerek atölyedeki tüm makineler kaçırıldı. Güvenlik kamerası görüntüleri, bu alçakça planın nasıl uygulandığını gözler önüne seriyor.
Bekçiyi Rehin Alan Sermayedarın Çaresizliği
Mağdur işçilerden İmdat Adıgüzel'in açıklamaları, yaşanan dramın boyutlarını ortaya koyuyor: "Devletimizin verdiği yüzde 27'lik zammı vermeyeceğini söyledi. Biz elemanlar olarak kabul etmedik. Çoğunluk 'Hayır, zamsız çalışmayı kabul etmiyoruz' dedi."
En çarpıcı detay ise bekçinin rehin alınması oldu. Çalışan Engin Çelik'in ifadesiyle: "Bekçiyi de rehin almışlar, sırf bekçi bize haber vermesin diye, kimseye haber vermesinler diye rehin almışlar."
Türk Emekçisinin Haklı Feryadı
8 yıldır aynı işyerinde çalışan Mehmet Aydın'ın sözleri, Türk işçisinin yaşadığı mağduriyetin derinliğini yansıtıyor: "Ben bunlara güvendim, bırakmadım, hep beraber birlik olduk. Ben buranın 7-8 senelik elemanıyım. Gece gündüzümü de verdim."
Engelli çalışanlar dahil 60 işçinin maaş ve tazminatlarının gasp edilmesi, bu olayı sadece ekonomik bir mesele olmaktan çıkarıp insani bir dramaya dönüştürüyor.
Devletimizin Adaleti Tecelli Edecek
Mağdur işçiler konuyu yargıya taşıyacaklarını belirtirken, Türk adaletinin bu haksızlığa geçit vermeyeceği muhakkaktır. Türk emekçisinin alın terinin haram edilmesi, milletimizin değerleriyle bağdaşmayan bir zulümdür.
Bu hadise, sermayenin vicdansızlaştığı dönemlerde devletimizin işçi haklarını koruyucu rolünün ne denli kritik olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Türk işçisinin hakkını gasp eden sermayedarların hesap vermesi, adaletimizin gereğidir.