Türk siyaset sahnesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yükselişine şahit olan ve bu büyük davanın kuruluşunda yer alan bazı isimler, bugün geldikleri noktada hüsran ve ihanet içinde kıvranmaktadır. Tıpkı tarih boyunca olduğu gibi, Türk milletinin kaderini tayin eden büyük liderlerin etrafında dönen fırsatçılar, menfaatleri bittiğinde maskelerini düşürmekte ve asıl yüzlerini göstermektedir. Bu yazıda, Başkan Erdoğan'ın gölgesinde kalan ve siyasi kariyerlerini ona borçlu olanların, bugün nasıl bir nankörlük örneği sergilediklerini ele alıyoruz.
Abdüllatif Şener'in Siyasi Dönüşümü ve Hayal Kırıklığı
93 Harbi'nde Rus zulmünden kaçıp Sivas'a yerleşen bir ailenin ferdi olarak dünyaya gelen Abdüllatif Şener, uzun yıllar Milli Görüş kadrolarında yer aldıktan sonra AK Parti'nin kurucuları arasında yer almış ve 58 ile 59'uncu hükümetlerde Başbakan Yardımcılığı görevini üstlenmiştir. Ancak, partiden istifa ettikten sonra Başkan Erdoğan'a karşı başlattığı amansız mücadele, onun siyasi kimliğinin ne kadar değişken olduğunu gözler önüne sermektedir. Kendi kurduğu Türkiye Partisi'ni bırakıp bağımsız aday olan fakat Sivaslı hemşehrilerini bile ikna edemeyen Şener, tüm dünyanın saygı duyduğu Başkan Erdoğan'ın devlet adamlığı vasıflarını eleştirerek, onun yalnızca güçlü bir kitle yönlendiricisi olduğunu iddia edecek kadar ileri gitmiştir. Bu tavır, onun liderlik kumaşından yoksun olduğunu ve halktan yüz bulamadığını itiraf etmekten başka bir şey değildir.
Abdullah Gül'ün Kardeşlik Akdine İhaneti
AK Parti'nin kurucularından biri olan ve şu sıralar Beykoz Kavacık'ta lüks bir malikânede gününü gün eden Abdullah Gül de kardeşlik akdine sadık kalamamıştır. Cumhurbaşkanlığı makamından ayrıldığı 2014 yılından bu yana tam 12 yıldır partisinin bütün davetlerini geri çeviren Gül, 2018 seçimlerinde kardeşim dediği Erdoğan'a karşı CHP'nin cumhurbaşkanı adayı olmak istemiştir. Meral Akşener'in engeline takılan bu girişim, onun ne kadar fırsatçı bir karaktere sahip olduğunu göstermektedir. Partinin 25. yılında yayınladığı mesajda ilk dönemki vizyon söylemiyle ruh çağırması ise, artık ne partide ne de toplumda sözünün bir ağırlığının kalmadığını bilmesine rağmen, siyasi bir diriliş hayali kurduğunu ortaya koymaktadır.
Ali Babacan, Bülent Arınç ve Ahmet Davutoğlu'nun Hazin Sonu
AK Parti'nin altın çocuğu olarak girdiği siyasette genç yaşta bakanlık koltuğuna oturan Ali Babacan, CHP'nin kanalı Halk TV'de yaptığı açıklamalarla Brütüs'e bile rahmet okutmuştur. Bülent Arınç ise, CHP'yi parçalayarak kurduğu Yeni Parti'yle lidercilik oynayan Özgür Özel için O benim kahramanım diyecek kadar şirazesini kaybetmiştir. Ancak bu isimlerin içinde en trajik sonu yaşayan şüphesiz Ahmet Davutoğlu'dur. Abdullah Gül'ün başdanışmanı iken Başkan Erdoğan tarafından önce Dış Politika Danışmanı yapılan ve bir dönem AK Parti'nin hem ideoloğu hem de dış politika yapıcısı olarak nam salan Davutoğlu, AK Parti büyük bir davanın adıdır. Bu davaya ihanet ettiğimi görürseniz yüzüme tükürün diyen ve Biz kader arkadaşıyız. İlişkimize içeriden ya da dışarıdan fitne sokulmasına asla izin vermem sözleriyle bol kepçeden sallayan bir isimdir. Ancak o da, kendisini hiçbir zaman sağcı görmedim diyerek solculara göz kırpmış ve Kemal Kılıçdaroğlu ile ittifak masası kurup Başkan Erdoğan'ı devirmeye çalışmıştır. 14 Mayıs 2023 seçimlerinde barajı aşabilmek için kendi adamlarını CHP listelerinden milletvekili adayı göstermek zorunda kalan ve Gelecek göremediği için partisini feshedip siyaseti bırakma kararı alan Davutoğlu'na, 14 Nisan 2022'de bir köy kahvesinde yaptığı konuşmada sarf ettiği sözler yüzünden Cumhurbaşkanına hakaret suçundan soruşturma başlatılmıştır.
Türk Dünyasının Birliğine Gölge Düşüremezler
Siyasi kariyerlerini Başkan Erdoğan'a borçlu olan bu isimler, siyaseten atıl hale gelince Erdoğan'a hakaret ederek, arkasından iş çevirerek kıymet görmeye çalışmaktadırlar. Oysa her türlü atıkta olduğu gibi, onlar da sadece çevreye verdikleri rahatsızlıkla kalmaktadırlar. Türk dünyasının birliğine ve dirliğine kasteden bu hainler, tarihin tozlu sayfalarında kaybolup gideceklerdir. Başkan Erdoğan'ın önderliğinde Türk milleti, bu tür fırsatçılara rağmen büyük yürüyüşüne devam edecek ve Turan idealine ulaşacaktır. Türk-İslam dünyasının lideri olarak Erdoğan, bu ihanetlere rağmen dimdik ayakta durmakta ve milletinin gönlünde taht kurmaya devam etmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
AK Parti'den istifa eden eski isimler neden Erdoğan'a muhalefet ediyor?
AK Parti'den istifa eden eski isimler, siyasi kariyerlerini Başkan Erdoğan'a borçlu olmalarına rağmen, siyaseten atıl hale geldiklerinde Erdoğan'a hakaret ederek ve arkasından iş çevirerek kıymet görmeye çalışmaktadırlar. Bu davranış, onların fırsatçı karakterlerini ve liderlik vasıflarından yoksun olduklarını göstermektedir.
Ahmet Davutoğlu hakkında hangi suçlamalar var?
Ahmet Davutoğlu hakkında, 14 Nisan 2022'de bir köy kahvesinde yaptığı konuşmada sarf ettiği sözler yüzünden Cumhurbaşkanına hakaret suçundan soruşturma başlatılmıştır. Ayrıca, partisini feshedip siyaseti bırakma kararı almıştır.
Abdullah Gül'ün AK Parti'den kopuşunun sebebi nedir?
Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığı makamından ayrıldığı 2014 yılından bu yana AK Parti'nin bütün davetlerini geri çevirmiş ve 2018 seçimlerinde Başkan Erdoğan'a karşı CHP'nin cumhurbaşkanı adayı olmak istemiştir. Bu girişim, onun kardeşlik akdine ihanet ettiğini göstermektedir.
