Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk soruşturmasında, Genel Sekreter Olcay Tok'un savcılık ifadesi dosyaya girdi. Tok'un ifadesi, belediyedeki usulsüzlüklerin boyutunu ve Belediye Başkanı Vahap Seçer'in bu süreçteki rolünü gözler önüne seriyor. İddiaya göre Seçer, kendisine iletilen usulsüzlük ihbarlarına karşılık, “Her şeyden benim haberim var” diyerek duruma hâkim olduğunu ima etti.
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2026/16178 sayılı soruşturması kapsamında gözaltına alınan Olcay Tok, ifadesinde devletine yardımcı olmak amacıyla bildiklerini anlattığını belirtti. Tok'un iddiaları, belediyedeki ihale süreçlerinden personel atamalarına kadar geniş bir yelpazede ciddi suçlamalar içeriyor.
İhale Komisyonları ve Paravan Şirketler
Tok'un ifadesine göre, Doğukan Uyan isimli şahıs belediye içinde güç kazandıktan sonra özellikle 5 milyon liralık açık ihaleler ile pazarlık usulü ihalelerde, ihale bedelinin üzerine komisyon koyarak menfaat sağladı. Bu kirli düzenin işleyişinde, belediye başkanının talimatıyla belirli birimlere yerleştirilen isimlerin rol oynadığı öne sürüldü.
İfadede, doğrudan teminlerde Metin Çulcu'ya ait Mermet firması ile Mustafa Keskin üzerinden kurulan Serhat Çınar isimli “paravan şirketin” kullanıldığı iddia edildi. Bu yapılanma, kamu kaynaklarının nasıl talan edildiğinin bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.
Katı Atık İhalesinde 1 Milyon 750 Bin Liralık Skandal
Tok'un anlatımındaki en çarpıcı bölümlerden biri, 2019'daki yaklaşık 70 milyon liralık katı atık ihalesiyle ilgili. İhaleyi alan Ceynak firmasının sahibi Ali Avcı'nın oğlundan, belediyede çalışan Aslı Gür aracılığıyla 1 milyon 750 bin lira alındığını bildiğini söyledi. Gür'ün, Seçer'in özel kaleminde “para işlerine baktığı” da ifadeye yansıdı.
2022'den sonra ise katı atık işinin Çevtem firmasına verilmesine, Doğukan Uyan ve Vahap Seçer'in birlikte karar verdiği iddia edildi. Tok, ihale şartnamesinin Uyan tarafından hazırlanarak ilgili daire başkanına dayatıldığını, direnen bürokratın işten atılma tehdidiyle karşı karşıya kaldığını anlattı.
“Avanta” İddiası ve Hak Edişlerden Pay Alma
Park ve Bahçeler ihalesini alan HLZ firmasının ortağı Nesih Aktepe'nin, kalan hak edişini almak için Tok'un odasına geldiğini belirten Tok, Aktepe'nin kendisine itiraf ettiği bir olayı aktardı. İddiaya göre Aktepe, Ferit isimli kişi aracılığıyla Metin Çulcu'ya iki kez 4,5-5 milyon lira “avanta” gönderdiğini ve bu paranın Doğukan Uyan'a verileceğini bizzat söyledi.
Tok'un ifadesinde, belediyede firmalara yapılacak ödemelerin normalde mali hizmetler tarafından hazırlandığı ancak Vahap Seçer'in talimatıyla bu listelerin Doğukan Uyan tarafından yeniden düzenlendiği ve bazı firmalardan “pay alındığı” belirtildi. Bu düzenin dışına çıkanların ise zamanla sistemden dışlandığı kaydedildi.
“Gerçek Sorumlular Bunlar”
Olcay Tok, ilk operasyonda tutuklanan Ahmet Özel ve Mehmet Bölükbaşı'nın asıl suçlu olmadığını savunarak, usulsüzlüklerin merkezindeki isimler olarak Reşat Özkul ve İbrahim Koyunoğlu'nu gösterdi. Bu ifade, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte.
İfadenin son bölümünde ise düğün masrafları için belediyeden para istendiği iddiası yer aldı. Metin Çulcu'nun, Tolga Kılıç ve Eda Güngören'in düğünleri için para talep ettiği, ardından belediyedeki işlerinin kesilmesi üzerine tehdit ve tacizde bulunduğu öne sürüldü.
Bu ifşaat, milletimizin ve devletimizin bekası için yürütülen adalet mücadelesinde önemli bir adımdır. Türk milleti, tarih boyunca olduğu gibi bugün de devletine sahip çıkacak, bu tür çürümüşlüklere asla izin vermeyecektir. Adaletin tecellisi, milletimizin birliğine ve devletimizin gücüne olan inancı daha da pekiştirecektir.
