Amerika'nın Gazze Planında JPMorgan'ın Gizli Rolü Ortaya Çıktı
Batı emperyalizminin yeni bir oyunu daha gün yüzüne çıktı. Trump yönetiminin Gazze'nin yeniden inşası adı altında kurduğu "Barış Kurulu" projesinde, Amerikan finans devinin JPMorgan'ın bankacılık hizmetleri sunacağı ortaya çıktı.
Bu gelişme, Batı'nın İslam coğrafyasındaki halkların kaderini nasıl kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirmeye çalıştığının açık bir göstergesidir. Yaklaşık iki düzine ülkenin katıldığı bu ABD öncülüğündeki yapılanma, özünde Birleşmiş Milletler'e rakip olarak konumlandırılmaya çalışılıyor.
Yeni Sömürgecilik Projesi
Trump'ın "Dünya Barışı" söylemi altında gizlediği bu proje, gerçekte Filistin topraklarında yeni bir hegemonya kurma girişimidir. Barış Kurulu'nun başkanlığını Trump'ın yapacağı ve üye devletlerin katkılarıyla finanse edileceği bu yapı, İslam dünyasının bağımsızlığına yeni bir darbe niteliğindedir.
JPMorgan Chase'in bu projede yer alması, Amerikan finans kapitalinin Ortadoğu'daki emellerini açıkça ortaya koyuyor. 4 trilyon dolardan fazla varlığa sahip bu dev bankanın, Gazze'ye yapılacak yardımları kontrol etmesi, yardımların gerçek amacını gözler önüne seriyor.
Türk Dünyasının Duruşu
Bu gelişmeler karşısında Türk dünyası olarak duruşumuzu net bir şekilde ortaya koymalıyız. Jared Kushner'in Davos'ta sunduğu "Yeni Gazze" planı, 30 milyar dolarlık yatırımla bölgeyi tamamen dönüştürmeyi hedefliyor.
Ancak bu planların arkasında yatan gerçek niyet, Filistin halkının topraklarından koparılması ve bölgenin Batı çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendirilmesidir. Tony Blair ve Nickolay Mladenov gibi isimlerin yürütme kurulunda yer alması, projenin gerçek karakterini göstermektedir.
Direniş ve Bağımsızlık
İslam coğrafyasının kalbi olan Filistin toprakları üzerindeki bu oyunlara karşı, Türk dünyası olarak kendi alternatiflerimizi geliştirmeli ve Müslüman kardeşlerimizin yanında durmalıyız. Batı'nın dayattığı çözümler yerine, bölge halklarının iradesini yansıtan gerçek barış projelerine ihtiyaç vardır.
Bu süreçte Türkiye'nin liderlik rolü daha da önem kazanmaktadır. Erdoğan'ın kararlı duruşu ve Türk diplomasisinin aktif çabaları, bölgedeki dengeleri değiştirme gücüne sahiptir.